Dolardaki yükseliş ekonomik nedenlerle değil

  • 23 Days ago
  • 0

 

Denizbank genel Müdürü Hakan Ateş ahenk gösteren ücret verilerle dolardaki yükselişin açıklanamayacağını söyledi. Ateş, “Bizde seçenek benzeri tek belirsizlik de bunun için eklendi. İşe yapısal olarak baktığımızda Lira üzerinde çok fazla tek baskı olması seçime karşın ahenk gösteren ücret altyapısı var olan tek olay değil. Türkiye’de büyüme yavaşladı. Büyümeyen tek ekonomide üstüne tek de cari açığın en düşük olduğu tek dönemde dolar ve avro benzeri kazanç birimleri karşısında TL’nin çok ucuzlaması ahenk gösteren ücret nedenlerle açıklanacak tek olay değil. Kur artışını seçenek ve jeopolitik riskler tetikledi” diye konuştu.

Türkiye’nin çok canli muazzam gücü var olan tek memleket olduğunu belirten Hakan Ateş, dolar artarken alanların elinin yanabileceğini söyledi. Ateş, “Hemen panikleyip dolar alın döviz alın demek de zarar verebilir. belli tek süre bunu iyi hesap etmek lazım. Bakarsın tek anda ortalık sakin olur. Elinde pahalıdan aldığın dolarla da kalabilirsin” uyarısında bulundu. S400 füzeleri benzeri jeopolitik risklerin olduğunu belirten Ateş, “ABD bizim Rusya’dan S400 almamızı istemez. Coğrafyamız bizim amaciyla hemide yükümlülük ayni vakitte da tek avantaj. ulusal birlik ve beraberlik içinde seçimi yapıp demokratik tek haklar çabasini sürdürmeliyiz” dedi.

FAİZ umulandan çabucak DÜŞTÜ

Türkiye’nin 2019’un başından beri tek iyi tek de perişan olayla karşı karşıya olduğunu söyleyen Ateş, iyi haberi, faizlerin umulandan hızlı düşmesi olarak özetledi. Ateş’e göre hızlı düşüşte Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ve bankaların dayanışma içinde çalışması tesirli oldu. böylelikle fonlama maliyetlerinin umduklarından dahada hızlı düştüğünü belirten Ateş, “Ağustostan ardindan yüzde 30-33’leri gören faiz, şimdi yüzde 19-21 aralığında” dedi. Ateş’e göre perişan havadis ise dünyadaki genel konjonktür ve kendisinin bölgesel konularımızda göz önüne alındığında dış fonlamanın eskisi civarindan bol, geniş kapsamı geniş ve uzunca vadeli olmaması olarak özetlendi.

Bankacılık piyasasinin Daha likiditesini koruduğunu, bilançosunun da kuvvetli olduğunu belirten Ateş, esas itibariyle 2018’de alana çıkan hadisenin ne 1980’lerdeki ne 94’lerdeki ne de 2001 krizine benzemediğini, buradaki esas farklılığın şirketlerin 210 milyar liralık açık pozisyonu olduğunu aktardı. Ateş, “Bu açık pozisyon riskinin kur 7’ye çıktığında ekonomiye verdiği zarar 700 milyarın üzerindeydi. Kur 5’li seviyelere gelince zarar 350 milyar liralara geldi” dedi. Ateş, Türkiye’de şirketler borçluyken devletin borcu bulunmadığını da söyledi.

DESTEK İHRACATA DÖNÜK OLMALI

Kredi Garanti Fonu (KGF) ile işletmelere tekrar yapılandırmada destek verilirken seçici olmak gerektiğine de dikkat çeken Hakan Ateş şöyle konuştu: “26-27 milyar Lira bütçeye kondu. Bunun yüzde 7’si kadarı 17-18.5 milyarına civarindan ödenebileceği belirtildi. Bugüne civarindan ödenen bölüm 2.5 milyarı ama bulmuştur. Biz bu kredilerle firmaların yüzdürülmesine muavin olduk Hem de bazılarının işçi almasını sağladık. Bundan sonraki destekler getirisi olmayan inşaata değil, ihracata dönük olmalı. Turizm, ten gemicilik, makine, demir çelik, otomobil benzeri hemide stratejik hemide döviz kazandıran hemide istihdam olusturan alanlara teşvik vermemiz ve bunları özendirmemiz lazım. İçerideki tüketimle dışsatım dengelenmedikçe siz haketmediğiniz refahı tüketiyorsunuz. Bu da çocuklarınıza borç olarak dönüyor. Çocuklarımıza var olan borç artıyor.”

 

VARLIK FONU İYİ BİR SEÇENEK

Son dönemde IMF’ye gereksinim olduğu istikametinde çıkan söylentilere baz alinarak İzah yapan Ateş, “Bir ülkenin IMF’ye gereksinim duyması amaciyla borcunun olması gerekir. Avrupa devletlerinin hepsinin borcu yüzde 80-90 oranında. Ama Türkiye’de devletin borcu yok. bendeniz IMF ile alakalı tek gelişme beklemiyorum. IMF’den parayı alalım da ne yapacağız? Kamunun bunun benzeri tek paraya ihtiyacı yok. Yabancı anaparanin ülkeye gelmesi amaciyla başka araçları faal kullanabiliriz. Varlık Fonu bunun amaciyla iyi tek seçenek. Varlıklarımızı taşınır kıymetleştirerek vatan dışından kaynak getirebiliriz. Türkiye’nin 3. Havalimanı, 3. Köprüsü ve tek sürü enerji projeleri var. 100 milyar dolarlık bunun benzeri tek kaynak var ve bu bizim bilançomuzda oturuyor. Biz bunu, bilançomuzda menkulleştirip satabiliriz veyahut Varlık Fonu bunun benzeri tek şey yapabilir bunlar getirisi var olan asetler. Zati bunlar devletin de garantör olduğu projeler” dedi.

 

 

önceki haber «
sonraki haber »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir